|
|
December 23 - ALIŞMA BANA;
ne yapacagım belli olmaz, bugün varm yarın birden yok olurum... *DOKUNMA BANA; kapanmamış yaralarla doluyum, canımı acıtma bi yara da sen açma... *SEVME BENİ; yogun duygularımda kaybolursun, tutuştururum... *İSTEME BENİ; yasaklarla bogusursun, engellerle doluyum... *ÇÖZMEYE ÇALIŞMA SAKIN; seninle karışır iyice kördüğüm olurm *UĞRAŞMA; Dindiremezsin isyanımı.neye kızcağım, üzülceğim , sevineceğim belli olmaz benimm! *DEĞİŞİRİM BİANDA; Tanıyamazsın.Hissetmeden Kapılırsın Rüzgarıma Çeşidim olursunn.. *GİT; İstersen Karıştırma Kafanı.. *DUR; Demem Beni Çözemediysen Eğer.. Seviyosan Tut Beni *SIMSIKI; Tutabiliyosan Seviliyosundur Zatenn!.. An olur Bazen ben Bile Tutamam Kendimi.. *GÜVENME; Güven sağlamadıysan sağ gösterip sol vururumm!. *KORKAK MISIN SENDE? Acıtırım Canını.Kaçma Boşuna,Kovalamaya Gelemem.. *GİDERSEM; Dönüşüm Yoktur , Üzgünüm.. Hiçkimse Bilmez Hayal Kırıklıklarım var.. Yol Yakınken *DÖN; Alışkanlık Yaparımm.. Bence HİÇ UĞRAŞMA ÇÖZEMEZSİNn, TUTAMAZSINn, DURDURAMAZSINn, SUSTURAMAZSINn, ANLAYAMAZSINn
December 04 o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer… belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine derince bakmasalardı eğer… çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp,göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…
düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman meydan savaşlarında korkular aşkı ağır yaralamasaydı eğer… rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer… uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer… gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden de onlar payını almasaydı eğer… ıssızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…
sen gittikten sonra yalnız kalacağım yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse?
evet sevgili, kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer…
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o’nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini… Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları… Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. “O benim.” diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin… Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
November 30 Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etmeNovember 27 Lal dilim, Kaç tarih daha yazacaktı Gidenlerin ardından Kaç sesiz gidişte daha Ölecektim habersiz Vurgunken yüreğim her sevdaya Kaç gidişe daha akacaktı Gözyaşlarım Kimin ülkesi bu? Kimler yürüyor Tozlu patikalarımızda İzler bırakıyoruz Yaralıyoruz! Kimsesiz sabahlarda Gidiyorsun baharlara Çiçek açıyor baharlar gülüşlerin de Hüznünle sevda'nın Çığlıklarıyla ayrılıyor bizden... Lal dilim seni hangi Yürekli zamana yazdıracak? Lal dilim kaç gidişin tarihini yazacak Ve kaç gidişte hüzünlenecek?
November 21 Bazen.. Bir anıdır yaşanan, yaşanmışlığın ötesinde Hayatın bütün alaycı
gülüşlerine rağmen Aşkın öldüğünü söylemeyerek Senin bütün yaptıklarına
rağmen Aşkı öldürmeyerek... Bazı şeyler anlatılmaz, yasamak lazım Bir
kardelen misali karlara kafa tutmak Tüm acıya rağmen, güneşi
kıskandırmak gülüşünle Ve sevgiyi tek başına... yaşatmak, yaşatabilmek
İşte aşkta erdem, İşte yüreğimde bu olacak yaşanan her dem Bunun için
gereken neyse yapacağım Mavi düşler kuracağım Kararan gökyüzüne inat
Hayalden uçurtmalar uçuracağım kırmızı kuyruklu Sen terk etmişliğinle
yaşayacaksın Ben her şeye inat aşkı terk etmeyişimle Geceler isterse
gündüzlere set olsun Senin gözlerinde kaybolan o güneş Benim gözlerimde
her gün yeniden doğacak Senin kocaman dediğin yüreğine sığmayan o aşk
Benim küçücük bildiğin yüreğimde yaşayacak Var git… Dönüşün olmasın
Kızıla çalan güneşleri kucakla Karanlığın habercileri bir gün kapını
çaldığında Sadece beni hatırla Bil ki… Senin lal ettiğini sandığın aşk
Benim yüreğimde yaşattığım güldür Senin bana bıraktığın her gözyaşım
Benim büyük sevdama döktüğüm ödüldür Kim demiş aşk tek başına yaşanmaz
İşte yaşıyorum sana ve tüm söyleyenlere inat Yaşıyorum… Çünkü aşk
gerçekse ölümsüzdür sevgili… Ve aşk gerçekse ölümsüz yapar sevgiliyi…
October 11
Aman memleketten haber gelmiş
Aman da zalim aşirete vermişlerde canomu
Aman anam, anam demiş durmasın gelsin
Ah aman yine tuttuğum dallar kırıldı benim
Aman yine belimi büktü töreler benim
Ah aman yine tuttuğum dallar kırıldı benim
Aman yine belimi büktü töreler benim
Eli kınalı yarim, gözü sürmeli yarim
Vah benim bebeğim
Canom gelin olmuş, karatoprağı sarmış
Kınalı bebeğim, ah benim kekliğim
Canom gelin olmuş, töreye kurban gitmiş
Karatoprağı sarmış
Ah aman yok mu bu törelere bir dur diyen
Ah gülü dikeninden ayıran bu zalimlere
Ah yok mu bir dur diyen bir büyük
Ah sevdamızı bitirdiler, bizi bizden ayırdılar
Canoma nasıl kıydılar aman aman aman...
Aman bizi bizde bitirdiler
Aman yok mu bu törelere bir dur
Aman aman... ben ölem ölem ölem
Eli kınalı yarim, gözü sürmeli yarim
Vah benim bebeğim
Canom gelin olmuş, karatoprağı sarmış
Kınalı bebeğim, vah benim kekliğim
Canom gelin olmuş, töreye kurban gitmiş
Karatoprağı sarmış... October 02 Dön artik ne olur Gel artik ne olur NerdesiN A canim Sensiz yasanmiyor Sensiz yasanmiyor NerdesiN A canim
Sabah olmaz gecelerim Sen gittigin günden beri Sonu gelmez dertlerimin Hasret kesti nefesimi
Tas degdi bak dizlerime Yas doldu bak gözlerime Yazik etme gel bu sevgiye
A canim dayanmam buna yapma A canim yeter aglatma A canim ölürüm sana yapma Bahtima acilar yazma
Askin bana sürpriz yapti Hasret oldu armaganin Kalbim büyük yara aldi Umutlarim darmadaigin!
hickimse Senin kadar Sewilmedi CANO!!
August 13 Madem her seye ragmen susmaksa tercihin
Suskunlugun gemisinde bir kisilik yer ayir benim icin,
Birlikte susalim suskunlugun karanlik denizinde
Birakalim yureklerimiz konussun
Madem tek siginagini suskunluk bildin
Bir yer de bana ayir oyleyse
Birlikte siginalim suskunlugun yuceligine
Ve birakalim gozlerimiz konussun (her ne kadar birbirimizi goremesek te) Suskunluk yakısmıyor sana
sevecen bakan gozlerine
insanın icini titreten gulusune,
yabancı kalıyor bu gece suskunlugu
Biliyorum yureginde volkanlar kaynıyor
ve bu fırtına öncesi sessizligidir
ama zamanı gelmedi mi bu sessiz cıglıklara son vermenin
zamanı gelmedi mi korlasmıs yuregime sevdanı uflemenin
Bırak kopsun artık fırtınalar yureginden
bırak özgurce yol alsınlar,
istedikleri gibi yönlendirsinler seni
Cunki biliyorum;
yureginde ki fırtinanın ilk ruzgarı seni bana tasıyacak
Tıpkı bahar yagmurlarının topraga bereket tasıdıgı gibi...
August 09 Dağlar bize düz olur lo Yar gelmezse ne olur Bir yar gider bir yar gelir Düşmanlar görür kör olur
Hadi sen git işine de Herkes kendi işine Dağlarımda zulüm var lo Düşemem yar peşine
Güle baykuş kondurmayın Küstürüp soldurmayın Yare birşeyler söyleyin Kafamı bozdurmayın
Hadi sen git işine de Herkes kendi işine Dağlarımda ölüm var lo Düşemem yar peşine
AL iSte SiirLerDeyim Yine. Ne OluR DOsT, BiraKip Gitme Beni SiiRLeRe...
Sen Yokken Yüreğim Öksüzdü,
Sevgide İlgide Dilsizdi..
Ölü bir ruh idi beden,
Hasretinde her dem keder..
Gözlerimi kapadım aklım sende kaldı..
türkü gözlerin beni ah benden aldı..
Ama yoksun.. Hani Yoksun..
Baktığım Her yerde sendin,
Sesin gitarın güzel ellerin..
Ulaşamadığımda bükülür belim,
Üzülür kırılır incinirim..
Gözlerimi kapadım aklım sende kaldı
türkü gözlerin beni ah benden aldı..
Ama yoksun..Hani yoksun..
August 08 BENİ BU HALİMLE BIRAKIP GİTME
SENİN YOKLUGUNDA YARINSIZIM BEN
ÇAGRESİZ HASRETLE TERKEDİP GİTME
SENİN YOKLUGUNDA YARINSIZIM BEN
SENİN YOKLUGUNDA ANLAMSIZIM BEN
İSTEMEM DÜNYANIN SERVETLERİNİ
İSTEMEM AHİRETİN CENNETLERİNİ
İSTEMEM YARININ ÜMİTLERİNİ
SENİN YOKLUGUNDA YARINSIZIM BEN
SENİN YOKLUGUNDA ANLAMSIZIM BEN
SENSİZ SABAHLARDA GÜNESİM DOGMAZ
GECELER ZALİMDİR TESELLİ OLMAZ
KÜLLENEN ATEŞİM BİR DAHA YANMAZ
SENİN YOKLUGUNDA YARINSIZIM BEN
SENİN YOKLUGUNDA ANLAMSIZIM BEN August 07 Kaçıncı can çekişim dır , gidişlerine? …
Kaçıncı sesiz ağıtlardır yaktığım boyun eğikliğime?
Gidişine öldüğüm…
Bin bir ismini çektiğim seher de .Özlemi mi tufanlara saldım…
Yarınsız sabahların bekçiyim artık, umutların bitiminde.
Gittiğin meçhul mekanlar kıblemdir,yalnızlığımın ibadetinde.
Bilinmezliklerin çukurundayım.
Gidişinin çıkmazında.
Hangi galaksinin hangi gezegenine sürgünüm
Sensiz rüzgarlarla savrulurum şizofren düşlerime.
Örtünürüm çaresizliği.
Açamam ,yumarım çöl pınarı gözlerimi
.Bir tutam nefes bir damla pıhtı olur çöker yüreğime
Sensiz havanın isyanında hücrelerim…
fermanımdır, yasakladığım adın.
Haykırdığım suskunluğumda.
Önce umutlarım gider sesiz.
Derine çapa atar yaşam kopukluğum.
Anlam vermem.
Yorulurum neden , niçinler kargaşasında.
Mor dağlara sevda .kimliğe ağıt.bir halka borç gidişin..
Yüreğin on çeker.
On batman fazla gelir biçareliğime
Ardından gelemem.
Gidişine ölürüm…. July 18 BeLKi SaNDıĞıN KaDaR uKaLa
BeLKi uMMaDıĞıN KaDaR MüTeVaZıYıM...
BiRaZ SaKLıYıM
BaZeN YaSaKLıYıM
KiMSeYi öRNeK aLMaM
KiMSeYe De öRNeK oLMaM
aRDıMa BaKMaM
"ASLA" DeMeM
"KEŞKE" LeRi HiÇ SeVMeM
eLeŞTRi DiNLeRiM,NaSiHaT DiNLeMeM
KiMSe BaNa MaSaL aNLaTMaSıN
KüÇüKKeN De SeVMeZDiM ZaTeN... Boşaltsam içimi
Ayaklanır dört duvar
Tel örgüler vicdana gelir
Demir kapı erir utancından
Boşaltsam içimi
Engelleyemez Antep in tepeleri
Yıkılır kadim kalesi
Alleben taşar, yutar tüm kötülükleri
Boşaltsam içimi
Uzaklar yakınlaşır aniden Fırat'ı köprüsüz geçer hayallerim
Bir adım da Gavur dağını aşar düşlerim
Boşaltsam içimi
Sen çoğalırsın her anda
Geceler sana evrilir Kuşlar her mevsim sana göçer
Boşaltsam içimi
Karşılıksız aşkların tanrıçası
Nupelda Sensiz geçen günler utanır öylece geçip gittiğine
Bulutlar güneşe isyan durur
Rüzgarlar gözyaşına boğulur (bilmeyenler yağmur sanar)
Boşaltsam içimi
Nupelda Dört duvar mezar olur
Dört duvara sığmayan yalancı,gülünç ve sahtekar hayallerime
Çünkü içimde sen varsın
Nupelda Senin gidişin intiharım olur... June 30 Elimi açtım da yalvardım mevlaya
Dileğim bir sendin istedim duamda
Sevgili hasreti çekmek zor güzelim
Ağlattın, ağlattın tükendim sonunda
Sevgili hasreti çekmek zor güzelim
Ağladım, ağladım tükendim sonunda
Ben seni canımdan çok sevmedim mi güzelim
Ben sana ömrümü vermedim mi güzelim
Ben sana kendimi kul köle ettim de
Sen bana mutluluğu çok gördün güzelim
Lay lay lom galiba sana göre sevmeler
Hopa şina nay galiba sana göre sevilmeler
Uğramaz mı sevginize ayıplar, utanmalar
Duysalar elalem sana ne söyler?
Son sözümü söyledim benden sabır bekleme
Zaten dertle doluyum, bir dert daha ekleme
Sende kadir kıymet yok, senin sevgin bu kadar
Benden sana elvada melek yüzlü sahtekar..
Ben seni canımdan çok sevmedim mi güzelim
Ben sana ömrümü vermedim mi güzelim
Ben sana kendimi kul köle ettim de
Sen bana mutluluğu çok gördün güzelim November 11 Demir parmaklıkları ördün üstüme Kilitler paslandı aç be gardiyan Her saat başı ne bu yoklama Kanatlanıpta burdan uçmam gardiyan..
Güneşin rengini unuttum neydi Bu haksızlık beni yedi bitirdi Kaç mevsim geldi kaç mevsim geçti Zamanı unuttum söyle gardiyan...
Hücrenin camında terler nefesim Kalın duvarlardan duyulmaz sesim Yurdumu sordular dedimki Riha! Suç oldu da burda kaldım gardiyan... November 09 Susmak kabullenmektir habersiz geleni; Bazen acı çekmektir, Haklılığını bile bile boyun bükmektir, Kelimelere küsmektir üzmemek için sevdiğini…Susmak dinlemektir alabildiğine hırçın düşünceleri; Bazen göz yaşlarını saklamaktır, Hüznü sessizliğe zincirlemektir, Göstermemek için toprağa düşeni…Susmak sevmektir adını haykıramadığın kişiyi, Bazen ödün vermektir, Hicranıyla yüreği dağlamaktır, Gitmesin diye sıkı sıkı örtmektir yüreğini…Susmak hapsetmektir aşamadığın çaresizliği; Bazen geleceği beklemektir, Hatıralar uğruna sineye çekmektir, Dostluk adına çiğnemektir gururunu…Susmak ölmektir yaşamak adına hayatı; Bazen kaçıp gitmektir, Hayatla kaderi birleştirmektir, Teslim olup kaybetmektir mücadeleni…Ve Ayyüzlüm susmak mutluluğunu görmektirkapalı perdeler ardından......
|